Aceleye değil , zamana ihtiyaç var

Adem Kavaz

Neden bu kadar aceleciyiz?

Peki bu noktada problem tam olarak nedir?

Neden sürekli olarak aceleci davranmaya meyilli bir biçimde hareket etmekteyiz?

Şu soruları son birkaç aydır kendime soruyor ve yanıt arıyorum.

Çevremdeki insanlar ile fikir alış verişi yapıyorum.

Ve net olan şu ki acelecilik duygusu insana has bir özellik.

Acelecilik sürekli olarak hızlı hareket etmek, koşmak ve aynı zamanda diğer işten bir diğerine geçmek gibi bir durum.

Örneğin insanoğlu günlük hayatında birçok problemle uğraşıyor ya da mücadele ediyor.

Ekmek parası, kişisel ihtiyaçlar, geçim derdi, trafikteki durumumuz, hükümetten beklentiler gibi daha birçok alanda bu şekilde davranıyoruz.  

Hatta bazıları bu durumu yani aceleci olmayı bir alışkanlık bir huy haline getirmiş durumda.

Aslında etrafımıza baktığımız zaman bu durumun sadece bizim ülkemizde geçerli olmadığını hatta iki adım ötede veya başka bir deyişle hemen yanı başımızdaki komşumuzda da aynı..

Biraz daha ileri gidip şunu da söyleyebiliriz.

Tüm dünyada insanlar yangından mal kaçırır gibi hareket ediyor, bazı değerlerimizi de görmezden gelebiliyor.

Hatta kendi çıkarlarımızı düşünüp, karşımızdakine hiçbir fırsat vermeden, zaman tanımadan eleştiriyoruz.

Örneğin birkaç gündür gündemde olan Yenişehir’deki yurt krizi ile ilgili olan haberler.  Bazı yayın kuruluşları bu konunun üzerine gidiyor ve gündemde tutmaya çalışıyor. Bu alkışlanacak bir durum bana göre. Peki bu haber ya da haberleri okurlarına servis ederken ilgili tüm tarafların görüşüne başvuruyor mu? Yoksa bu noktada yine yukarıda bahsettiğim gibi acelecilik duygusuna yenik düşüp mü hareket ediyor?  Bence düşüyorlar. Çünkü konu hakkında ilgili bakanın görüşüne başvurulmadan haberler yapılıyor.  Sizce bu hareket doğru mu? Bence değil. Eğer gerçekten hayatta tarafsız davranmak istiyorsak ve popülist hareket etmek istemiyorsak bunu yapmamalıyız. İşte bu iddialara Sayın İçişleri Bakanı Baybars sosyal medyadan yaptığı açıklama ile yanıt verdi ve kafadaki soru işaretlerini yok etti.

Ya da diğer bir örnek. Yollar konusu.

Evet bu bilinen bir gerçek. Alt yapı konusunda sınıfta kaldığımız doğru. Yılların birikmiş bir sorunu mu bu, evet öyle.

Tam 28 yıldır kangrenleşen bir sorun yollarımız.  Sayın Bakan göreve geleli çok kısa bir süre oldu ve deyim yerindeyse harıl harıl çalışıyor. Bu konuda elle tutulur çözümler getirmeye çalışıyor. Diğer taraftan Sayın Atakan artık bu yollarda can kaybının önüne geçmek istiyor ve artık ailelerin ocaklarına ateş düşmesini istemiyor. Örneğin Girne Dağyolu…

Bence önce oturup kendimize şu soruyu soralım diyorum.

Neden bu kadar aceleciyiz?

Başta şu anki hükümete yeteri kadar icraat yapması için gerekli zamanı tanıdık mı?

Ya da eskiden bu görevi yürüten tüm hükümetlere de bu şekilde mi davrandık?

Evet, şu anki hükümet büyük vaatlerle ve beklentilerle göreve geldi doğrudur.

Ama biraz zaman tanınmalı bence, çünkü iş yapmaya çalışıyorlar hem de kamuda yaşanan sistemsizliğe rağmen.

Tekrardan belirtmekte fayda var. Bence biraz sabır ve zamanla bu sorun çözülür.

Ama şu da ilgililer tarafından bilinmeli ki sabır taşı çatlatılmamalı…