Artık bıçak kemiğe değil, kalbe saplanmıştır!

Zafer Kurtuluş

Sabah uyandım ve akaryakıt'a zam yapıldı.
Geçmişte zamlar yapıldığı zaman hükümet olan 4'lü koalisyon gene zam diyerek UBP'yi eleştirip protesto ederek gara çelenk koyardı başbakanlığa...
Dörtlü koalisyonun içerisinde bulunan HP ve TDP hükümete ilk kez geldiler. Muhalefette zamlara TDP'nin Genel başkanı Özyiğit ve partisi hep karşı durmuş ve bu zamlar bu toplumu yok edecek, mutfakta yangın olacak diyerek halkın yanında olduklarını gösteriyorlardı. CTP ve DP zaten hükümet oldular ve bu toplumu zamlar karşısında inim inim inlettiler. Zamlara hiç bir zamanda dur demediler.
HP'de akaryakıta yapılan zamları her zaman eleştirerek UBP'ye karşı büyük bir kamuoyu oluşturmuştu. Bu yüzden bu tavrından dolayı ilk seçimlerde meclise bu şekilde girmeyi başardı ve bugünde hükümet ortaklarından biri de oldu.
Eleştiri, muhalefet derken, Kudret bey ve Cemal bey bugün kendilerini o koltuklarda o makamlarda buldular. 
Bugün UBP'nin yaptığı zamları da hükümetin kurulduğu ertesi gün itibarı ile yapmaya başladılar.
Kudret efendi, bugün akaryakıta yapılan zam değil diyor.
Ya peki nedir?
Fiyat ayarlaması!
Geçmişte UBP zam yapıyordu ama bugün kendileri zam değil, sadece fiyat ayarı yapıyor muş.
Zam ne zamanda beri fiyat ayarı oluyor.
Resmen bu halk ile dalga geçmektir.
Kudret efendi dalga geçiyor.
Akaryakıta yaptıkları zam, sadece akaryakıtla kalmayacak. Zincirleme bunları her şeyde bulacağız.
Maaş artışını Cemal efendi muhalefette her zaman şöyle dile getirip de protesto ederdi.
Evet, bir hatırlatalım.
Kaşık ile verdiler, kepçe ile alıyorlar.
Zam zulüm işkence işte UBP.
Zam şampiyonu UBP.
Ícraat hükümeti değil, zam hükümeti.
Ve daha neler neler dökülürdü ağzından Cemal efendinin ve partisi TDP'nin!
Peki, şimdi ne yapıyorlar?
Zam, zam ve gene de zam!
Tolumun refahını sağlayacağız.
Zamlara son diyeceğiz.
Bundan böyle huzuru sağlayacağız.
Ne oldu?
Bugün daha beter!
Daha kötü!
Ben anlamıyorum bu efendiler bu toplumun içine ne yüzle, hangi yüzle çıkıyorlar.
Söz her zaman insanın namusu sayılır.
Nerde bu namus?
Peki ya döviz karşısında ne yapıyorlar?
Elimizden bir şey gelmez diyorlar.
Pek bir şey yapamayız diyorlar.
O zaman o koltuklarda ne işiniz var?
Ayni şekilde zam zam ve yine zam yapmak mı?
Ülke insanını intiharlara sürüklemek mi?
Hırsızlık yapmaya itmek mi?
Böyle giderse bundan sonra ülke insanı çok kötü şeyler yapmaya mecbur kalacaktır.
Yarattığınız bu kötü yaşama son verin.
Yoksa geçmişte mudilerin yaptıklarının beş beterini bu halk yapacaktır.
O Meclisiniz de...
O Başbakanlığınız ve bakanlıklarınızda yerle bir olacaktır.
Artık bıçak kemiğe değil, kalbe saplanmıştır!
Yeter artık, yeter!