Biz emekçiler de varız

Arif Alasya

Meselenin temelini etkilemeyecek. Elde edilecek menfaatlerden Çiftçi ve üretici tanımından fazla bu alandaki ağaların faydalanacağı bir eylemlere günlerce tanıklık ettik.

Hükumetle ve Cumhurbaşkanı ile görüşmeler yapılmış ancak uzlaşı noktasına gelinememiştir.

Her görüşme sonrası daha da saldırgan hale gelen eylemciler etrafı kırıp dökmeye topluma zarar vermeye başlamış Ledra kapısına yönelerek Hükumeti Güneye geçiş ile tehdit etme girişiminde bulunmuşlardır.

Eylemcilere polis kullandığı orantısız güç yanında gaz da kullanarak tasvip edemeyeceğim bir duruş sergilemişlerdir. Bu kalabalık içinde belki da bu uygulamayı yapan polislerin akrabaları da bulunmaktadır.

Eylemciler tekrar geri gelmek üzere hafta sonu çekilmişlerdir.

Bu arada polis her eylemde olduğu gibi gerekli soruşturma için eylemcilerden bazılarını polise davet etmiştir.

Benim bu eylemde tasvip etmediğim hususları sıralayayım

  1. Eylemcilerin etrafı kırıp dökmeleri
  2. Hükumeti Güneye geçmekle tehdit etmeleri
  3. Polisin kullandığı kaba kuvvet ve gaz uygulaması
  4. Eylemin sadece Hükumetteki bir partiye karşı yapılıyormuş intibarının verilmesi
  5. Bazı yayın oranlarının bu algı üzerinden bu hedef alınan partiye asılsız saldırıları
  6. Saldırı yapılan partinin sempatizanlarının bu asılsız saldırılar karşısında karşı saldırıya geçmeleri
  7. Hükümetin ortaklarının birlikte sorumluluk aldıklarına dair görüntü içinde olmamaları ve hedefe Başbakan ve Tarım Bakanını oturtmaları.
  8. Eylemcilerin eylem süresince gerçek çiftçi ve gerçek üreticilerin kimler olduğuna dair bir çalışma ile Hükumetin karşısında olmamaları.
  9. Eylemcilerin çözümü tüketimde egemen olmak için değil günü kurtarmak için yapmalarını.

Bir vatandaş olarak Tasvip etmiyorum.

Hepsimiz ayni gemideyiz.

Üreticiler kendilerinin toptancıya 5 kuruşa verdikleri malı tüketiciye 5 liraya satmasının hesabını sormuyor?

Hayvancının okkasını kasaba sattığı hayvanların bizlere kilo ile kaça satıldığının hesabını sormuyor.

En önemlisi kumarcılarını ve müşterilerini bedava yediren Oteller, GKK ve KTBK’ya kimlerin satış yaptığını, Askeri kantinlere kimlerin mal verdiğini sorgulayan yok.

Turizm ve Çalışma Bakanları bu Otellerin istihdamını bile denetleyemiyor. Zaten verdikleri vergi bile devede kulak. Üstelik her türlü teşvikten faydalanıyorlar.

Fakat üretici ve çiftçi ne yapıyor bu yolla kaybettikleri kazançlarının sübvanseye ve teşviklerle Hükumetin karşılamasını istiyorlar.

Benim Hükumet tarafını da üretici tarafını da bu gerekçelerle bir tüketici olarak çapsız ve haksız buluyorum.

Nasıl ticaret ve finans konularında sistem hep çalışan aleyhine gelişiyorsa ve de yegane mağdur olan emekçi ise hayvancı ve üreticinin eylemlerinde de mağdur olan sadece emekçiler olacaktır.

Bu durumdan yegâne sorumlu bir parti değil yarım asırdır bu düzeni kuran, savunan, değişme değil perçinleme yolunu seçen partilerin Hükumetleridir.

Sizler hala daha spor kulübü tutar gibi bu Partilerin kayıtsız şartsız taraftarı gibi hareket ederseniz, eleştirilere onlar adına sizler cevap verecekseniz bu gemi her geçen gün karaya daha fazla vurarak parçalanacak ve batacak. Unutmayın ki mendireğe toplananlar siz battıktan sonra botlara binip kaçacaklar..