Devlette sahte!

Zafer Kurtuluş

Yani Rum tarafı söylüyor yalan mı?

Maalesef yalan değil, doğrudur.

Yaşadığımız gerçeklere baktığımızda Rum yönetimi bizler için sahte devlet dediği gerçeğini ne acıdır ki bizler kendimiz göstermiş oluyoruz. Ondan sonrada Rum yönetimine ver yansın ediyoruz. 

Neden?

Ne hakla?

Kendi kendinizi siz sahte devlet olarak göstermiyor musunuz?

Bal gibi de öyle ki bu her şeyde böyle oluyor.

Neremizde bir devlet olgusu veya devlet ciddiyeti var?

Devlet kim?

Kim takar bu devleti?

Herkes kendine göre birilerinin başına devlet kesilir.

Hele de güçlüler!

Onlar her zaman devlet, onlar her zaman kanun, onlar her zaman büyük güçtür, güçsüzlerin başına!

Yalan mı?

Hiç de değil, bunu kimse inkâr etmesin, gerçekler bunlar!

Her neyse...

Konumuz yaşanan Lefke bölgesindeki plaja girme olayı ile ilgili. Oranın plaj işletmecisi bakınız nasıl davranıyor ki sanırım bunu herkes izlemiş oldu sosyal medyadan ve TV kanlarının bazılarından. Bahsettiğimiz yer Mardin Restoran ve oranın sahibi de TC göçmeni birisidir. Íşletme sahibi buraya giremezsiniz, burası benim malım diyor. Oraya giden bir gurup genç eylemci şiddete maaruz kalıyor. Yaralanan da oluyor işletme sahibi tarafından! Eylemci gençler, denizler kişi malı değildir. Bunu da Anayasa halka veriyor diye işletmeciye söylese de ben Anayasa tanımam, polis tanımam diyor. Olay bu şekilde devam ederken; hak arayan ve ses vermeye çalışan gençler, polisi aramasına rağmen polis gelmiyor. 

Şimdi sormak gerekir: Gerçek devlet nerede? 

Polis devletin bir koruyucusuysa bu polis  nerede? Rum tarafı da sahte devlet deyince kalkıp oturuyoruz değil mi? 

Ne hakla? 

Görünen köy kılavuz ister mi? 

Hayır!

Sadece Mardinli mi giriş ücretli?

Tabi ki de hayır!

Zaten bunu eylemler ile gençler kanıtlamış oldu.

Burada kimileri TC göçmeni olan birisi hedef alındı diye yaygara koparıyor. Durum TC olayı değil, durum işgal edilen sahillerin olayıdır. Zaten Girne sahillerinde yine bu olaylar yaşandı. Oranın işletme sahipleri Kıbrıslıydı. Olay TC'li ya da Kıbrıslı olayı değildir. Olay, Devletin gerçekten devlet mi olduğudur. Bu olaylar halen devam ediyor. 

Peki, devlet nerede?

Anayasa nerede?

Vatandaş bu şekilde bir birine giriyor.

Suçlu devlet ise seyrediyor!

Devletin gücü nerede?

Yasa nerede?

Devlet bu şekilde kendi kendini yok sayıyor!

Ondan sonrada biz devletiz?

Bu mudur devletlik?

Bakınız, askerin tuttuğu birçok plajlara.

Anayasa sahiller kamu malıdır ve hiç bir ücrete tabi tutulamaz derken; askeri bu anayasal durumdan ayrı tutuyor.

Böyle bir şey olur mu?

Anayasa herkes için geçerli değil mi?

Anayasanın üzerinde birileri tutulabilir mi?

Kesinlikle hayır!

Ama tutuyorlar!

O zaman bu devlet sahte sayılır!

Mardinli işletmeci güzel bir şey dile getirdi. Gidin dedi o eylemci gençlere ve girin askeri plaja da göreyim sizi! 

Orası da devletin malı!

Yok hayır orası askerin malı diyorsak ki öyle denilmiştir. 

O zaman Anayasa diye bir şey yok! Devlet de sahte!

Bundan sonra Rumlar'a laf söyleme hakkımız hiç yoktur. 

Bilmem anladınız mı?!