Güven Mektubu

Arif Alasya

Güven mektubu Büyük elçinin, görevlendirildiği ülkenin devlet başkanına sunulmak üzere kendi devlet başkanınca eline verilen belge olarak ifade edilir.

Temelde anlamı uluslar arası alanda birbirlerini tanıyan iki devletin olması gereği vardır.

Türkiye ile KKTC arasında böylesi bir ilişki var mıdır?

Tek taraflı olarak mevcut bir tanınmışlık olduğu kesindir. KKTC Türkiye’yi kesin olarak tanımaktadır.

Türkiye ise ne yazık ki KKTC’yi kerhen tanımaktadır.

KKTC’nin kuruluşundan bu güne kadar tanınmışlığın gereklerini hiçbir zaman yerine getirmemiştir. Tam aksine sözde dediği Kıbrıs Cumhuriyetini her alanda tanımaktadır. Sadece iki birbirini tanıyan ülke arasında Elçilik gerçekleşmemektedir. Bunun dışında AB ve BM’de resmi olarak tanımaktadır. Kıbrıs Cumhuriyetinin dönem Başkanı olduğu zaman da Türkiye’nin AB üyelik sürecindeki başkanlığını kabullenmiştir.

Pazartesi gün Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi olarak atadığı Metin Feyzioğlu Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a güven mektubunu sunacakmış. Bu mektubun siyasal hiçbir anlamı yoktur çünkü iki devlet birbirlerini resmi olarak tanımaktadırlar.

Bu mektubun bir tek anlamı vardır.

‘’Sn. atanmış Cumhurbaşkanı bu günden sonra Türkiye adına sizi ben yöneteceğim. Benden izinsiz hiçbir şey yapamazsımız’’

Özetle Dünyanın KKTC Türkiye’nin alt yönetimidir kararına uygun bir davranış sergilenecektir.

Biz de sadece ona hoş geldin yeni Vali diyeceğiz. Değişen bir şey yok.Gaileyi emir alacak olanlar çeksin.