Kurtulmak Federal Çözümden geçer!

Muhammet Gözay

Ülkeyi ne hale getirdiler. 

Evet, rezillikler ülkesi. 

Pislik, kokuşmuşluk her tarafı sarmış durumda. 

Her an her türlü rezaletin içerisinde kalıyoruz. 

Bu kadar küçük bir yerde bu kadar çok olaya maruz bırakılmak ne demektir? 

Bu ada yarısında bu küçük bölünmüş yerde her şey oluyor ama bunlara ne halse dur denilmiyor. 

Neden?

Neden tüm bunlara dur diyemiyorlar? 

Ülke gerçekten de elimizden gitmiş durumdadır. 

Devletiz diyorlar ve ben de ne devleti diyorum. 

Devlet dediğin bir güç bunlara dur diyemiyorsa, işte o zaman o devlet, devlet değildir ve olamaz da!

Kıbrıs’ın kuzeyi tam anlamıyla bir kokuşmuşluğa, bir çirkef yatağına getirilmenin acı gerçeğidir. 

Çirkefin içerisinden çirkef fışkırıyor açıkçası. Beklemeyin bu çirkeften yasemin ya da fesleğen kokusu çıkmış olsun.

O eskidendi. 

O 1974'ten önceki günlerimizdi.

Şimdi o günlerden eser yoktur. 

O günleri çok arayacağız çok. 

Hatta aramaya bile başladık bile. 

Halimiz her şeyi ile bitmiş kirlenmiş ve bu kirliliğin içerisinde daha da kirleniyoruz. Çocuklarımız, yarınlarımız bu pisliğin içerisinde ne olacak? 

Bunları düşünen yok değil mi? 

Düşünen insanlarımız ve mücadele verenlerimiz var ama onlara inanmak yerine yine dönüyorlar bu ülkeyi bu hale sokanlara seçim zamanı yine destek vermeye. Ha bir de toplumun bu şekilde hareket etmesi ne kadar da tuhaf oluyor. Ondan sonrada şikayet ediliyor kendi içlerinde. Ne fayda. Kendi elin ile kendin bunlara fırsat veriyorsun zaten. Ama bunu anlamak yok. Bunlara dur diyebilmek yok. 

Her neyse, bir bakalım bu çirkefin içerisine. 

Bir bakalım nereye gömdüler bizleri. 

Burası sorma gir hanı oldu ya işte herkes aklına eseni de rahat bir şekilde yapmış oluyorlar. 

Serbest ülke dediler, her halde bu şekilde serbest bir ülke demişlerdi. 

Siyasal yapının bu şekilde bir düzenin oluşturulmasında başlıca suçlusu sayılanlardır. Özellikle hükümet olanlar ve bu sebeple ülkenin bu şekle gelmesine neden olanlardır. Doğru dürüst zaten hükümet olmadıklarını görüyoruz. 

Hangi kararı halkın lehine almış oldular? Alınan bütün kararlar bu ülkeye hakimiyet kurmak isteyenlerin kararları olmuştur. Sosyal devleti içeren hani karara onay ya da hayata geçip de toplumun genel menfaatlerine dahil edilmiştir? 

Hiç biri!

Ama diğer yandan üniversitelerin.

Kumarhanelerin.

Bet ofislerin.

Kerhanelerin.

Bankaların.

Evet, bunların hakları için bunların daha da zengin olmaları için kararlarla onlara bu ülkeyi bağışlamış oluyorlar. 

Neden? 

Çünkü onlarında bunların içerisinde yer aldıkları bir gerçektir. 

Azınlık hükümeti kurdular, ne oldu, ne yaptılar? 

Hükümet olamadılar. 

Koltuk kavgalarını gördük. 

Soygun, peşkeş ve her türlü siyasi ayrımcılığı ile kimlere nelere hizmet ettiklerini yaşadık. 

İhalelerin kimlere gittiği.

Torpil olayına ne demeli.

Daire iş alımlarında parti rozetine bakarak bu şekilde bizden olana ekmek var, olmayana yok demediler mi?

Ya peki vatandaşlık dağıtımları. 

Toplamda 20 bin vatandaş dağıtımı yaptı bu azınlık hükümeti bu süre zarfında!

Ve devletiz değil mi? 

Egemen bir devlet.

Nüfusun azınlık ve sen egemen devlet olacaksın öyle mi? 

Yüzümüze baka baka bu şekilde bizimle dalga geçiyorlar. 

Egemenliğin bu toplumun nüfus yapısının dışında çoğunluğu ele geçirenler tarafında olduğu ve burayı da Türkiye'ye onun iradesine açıkça teslim etmişlerdir. Kendileri de Kayyum olarak görev yapıyorlar. Ha diğer yandan da ceplerini de doldurmaya devam. 

Neler yarattılar, neler. 

Evet, sadece bunlar mı?

Kesinlikle değil. 

27 yaşında bir öğrenci otel odasında kendini asıyor. 

37 yaşında bir vatandaş Mağusa’da atıl vaziyetteki apartmandan aşağıya atılıyor. 

Ve, Suriye uyruklu kadın Barış Ruh ve Sinir Hastanesinde canına kıyıyor.

Peki ya otostop çeken kadının ovaya kaçırılıp, dövülerek tecavüze uğramasına ne demeli!

Peki yine uyuşturucunun merkezi haline gelmemiz!

Günde 20 kişi uyuşturucudan mahkemeye çıkarılıyor!

Ve tüm bunlara karşın devletiz değil mi? 

Bunlara dur diyemeyen ve hesap sormayan devlet, ve devletsin, devlet olacaksın!

Geçin bunları geçin.

Hangi birini burada yazalım ki inanın şaşırıyorum. 

MS hastalarının ilacı yok!

Kanser hastalarının ilacı o da yok!

Ve sen devletsin öyle mi?

Devlet değilsin işte!

Her bir şeye zam! 

Akaryakıta,Tüp gaza, Gıda maddelerine, Sebze-meyveye zam!

Ya peki okul malzemeleri.

Harçlar.

Bu şekilde devlet mi olur? 

Devlet hep alacak ama bir şey de vermeyecek!

Devlet bu şekilde belli kesime dokunmayacak, ne vergi, ne de hesap sorma gücüne sahip olmayacak ve devletimiz var diyeceğiz!

Vaz geçin Allah aşkına!

Neden ve niçin kuruldu bu devlet hepimiz bunun bugün daha iyi anlıyoruz. 

KKTC kimin ve kimlerin hükümranlığı olduğu artık gözler önündedir!

Bırakın hikaye okumayı.

Her şey gün yüzündendir!

Siyasi çıkarlarınız nedeniyle bugün bu şekilde bir devlet kurdunuz ve burayı da uluslararası dünya hukukun dışında her türlü pisliğe mahkum ettiniz. 

Bu pisliğin temizliğini ancakta federal bir anlaşma temizlemiş olacaktır. 

Kurtulmak, bu yoldan geçer diyorum.

Elbet bir gün bunun yerine geleceğine ben inanıyorum.