Ne bu doymazlık, ne bu arsızık?

Muhammet Gözay

Hasan Taçoy, "Milletvekili maaşları yetersiz" diyor.

Hey yavrum hey.

75 bin TL yetersiz.

Ya bunun yanında ekstra kazandıklarınız.

Onları da sayarak acayip bir aylık geliriniz olur ey efendiler.

Ama yetersiz öyle mi?

Millet ile dalga mı geçiyor Hasan efendi.

Açıkçası öyle.

Ne demek yetmez.

Kaldı ki bir iş de yaptıkları yok o işgal ettikleri koltuklarda.

Ne yapıyorlar toplum yararına?

Hangi kararı ile ülkeye faydaları oluyor?

Hiç bir şeyle!

Sadece belli zümreye ve bu ülkeyi işgal eden işgalcilerin lehine hep karar üretiyorlar.

Aldığı maaş yetmezmiş.

Sanki de ter akıtıyor Hasan efendi.

Sanki de hakkıymış bu maaş da bir de üstüne üstlük yetmez arttıralım diyor.

Meclise haftada iki gün gidiyorsunuz Hasan efendi.

Hatta bu haftada iki günü bile tamamlayamamış olanlarınızda var.

Yetmiyor öyle mi?

Karın doyurmuyor öyle mi?

Haftada iki gün bu!

Ayda kaç gün eder?

Sekiz gün.

Sekiz günde 75 bin TL.

Ya peki çalışan emekçiler Hasan efendi.

Onlar ayda 26 gün çalıyor.

Hatta pazar günleri bile çalışanlar var.

Etti mi sana 30 gün.

Ve aldığı asgarî ücretse 8500 TL.

O 30 gün çalıyor.

Sense 6 gün.

Sen 75 bin TL.

O 8500 TL

Afedersin ama onun götünden ter akıyor çalıştığı için ya senin?

Kat kravat koltukta ahkam kesiyorsun.

Ve yetmiyor değil mi?

Daha da istiyorsun.

Ne bu doymazlık?

Zaten mecliste en güzel çeşitli mi çeşitli yemekler, meyveler, tatlılar yiyorsun iki kuruşa ve aldığın maaş yetmiyor hâlen daha!

Ya peki o asgarî ücretli öyle ne yiyor hiç sordun mu?

Gidip de çalıştığı yerde acaba karnına ne giriyor baktın mı?

Ne gezer.

Ancak ta kendinize müslüman kesiliyorsunuz her zaman kesildiğiniz gibi.

Yetmez Hasan efendi değil mi.

Yaptığınız bakanlık dönemlerinde neler kazandıklarınız.

Onları da hesaba koyun bakayım.

Neler kazandınız neler.

Yapılan ihalelerde payınıza düşenler.

Onlar sayılmaz mı?

Yok mu böyle bir şey?

Peki banka hesaplarınız?

Mevduatlar.

Türk liralar.

Peki ya sterlin hesaplarınız.

Ve bir de 75 bin TL yetersiz oluyor.

Allah'tan korkun ey efendi.

Yaptıklarınızdan korkun.

Yediğiniz onca yetimlerin hakkı var.

Bu hakların hesabını unutmayın.

Birazcık da vicdanlı olun.

Ama nerde değil mi?

Vicdan kalmadı.

Sadece kendilerini düşünüyorlar.

Kendi cepleri, kendi aileleri ve tâbi ki de yaratıkları bu sermaye düzeni için çalışıyorlar.

Ağa babaları asgarî ücret çok diyor bizler batarız, kaldırmayız.

Haklıdırlar, o villaları, o servetleri nasıl oldu ve eğer asgarî ücret artarsa çalışana insan gibi yaşayacağı bir maaş verilirse kendileri ne yapacak. Banka hesapları kabarmış olmayacak. Villaları artmayacak. Çocukları sefa süremeyecek.

Tüm hesapları kendileridir!

Kendi çıkar ve gelecekleri!

Evet Hasan efendi, sen ve senin gibiler servet içinde servet olacaksın.

Ama halen daha maaş yetmiyor diyeceksin.

Ayıptır be ayıp!

Ne bu doymazlık, ne bu arsızık!