Şenkaya: 200 milyon Euro Güney'e kaydı

KTEZO Et ve Et Ürünleri konusunda basın toplantısı ile sunum yaptı.

KTEZO Et ve Et Ürünleri konusunda basın toplantısı ile sunum yaptı. Birlik binasında gerçekleşen sunumda, ilk sözü KTEZO Koordinatörü Hürrem Tulga aldı. İlgi gösterip katılan herkese teşekkür eden Tulga, özellikle basın emekçilerinin hazır bulunmasının kendilerini motive ettiğini belirtti.

Basin toplantısını mini bir çalıştay gibi düşündüklerini belirten Tulga, “Ekonomik örgütlerden mesleki örgütlere ve sendikal örgütlere kadar bir temsiliyet arayışına girdik ve çağırdık. Gerek sendikalarımızı, gerek mesleki ekonomik örgütlerimizi, gerekse partilerimizi bugün bilgilendirme ve basın toplantımıza davet ettik. Siyasi partilerden TAM ve CTP’den katılım oldu. Memnuniyetle karşılıyoruz ve teşekkür ederiz. Niçin toplumsal kesimleri buraya çağırdık? Sonuca ulaşmak için çağırdık” dedi.

Bu toplumun hep birlikte hareket edebileceğini söyleyen Tulga, “Eminiz birçok noktada bu toplum birlikte hareket edebilir ve iyi çalışılırsa çözümleri birlikte üretebilir” dedi. Bu nedenle çeşitli kesimleri bir araya getirmek için gayret sarf ettiklerini belirten Tulga, “Konumuz et ve et imalatıdır. Et ve et imalatının ekonomisidir” şeklinde konuştu. Tulga katılımcı kasaplara ve restoranlara teşekkür etti. Kasaplar Birliği ve Restorancılar Birliği ile birlikte bu organizasyonu yaptıklarını belirten Tulga, yıllarca bu alanda yaptıkları çalışmaları doğru anlayan da, yanlış anlayan da olduğunu ifade etti.

“Bugün bize arkadaşlarımız bir resim sunacak ve buradaki katılımcı arkadaşlarla birlikte çözüm önerileriyle ilgili de bir çalışma yapacağız” diyen Tulga, katılımcıların görüşlerini de sunabileceğini belirtti. KTEZO’nun neden et ile ilgili çalışma yaptığını da anlatan Hürrem Tulga, “Et bugün en stratejik ürünlerimizden bir tanesi oldu. Hayvancılık derseniz en stratejik üretim alanlarımızdan bir tanesidir. Ancak konunun iki boyutu daha vardır. Sağlık açısından da, protein kaynağı açısından da, sağlıklı nesiller açısından da hiç vazgeçemeyeceğimiz bir üretimdir” şeklinde belirtti.

"HER FIRSATTA ETİ GÜNEYDEN ALIYORUZ"

Her üretim alanının olduğu gibi özellikle hayvancılığın da geliştirilmesinden yana olduklarını belirten Tulga, “Nedir ki bu gidişatın alarm zilleri çaldırdığının da farkındayız” dedi.

“Her fırsatta eti güneyden satın alıyoruz” diyen Tulga, “Hepimiz buna dahiliz. İş adamından emeklisine kadar. Bunu da bir itiraf olarak mı sayacaksınız? Yoksa bir gerçek olarak mı? Bilemem. Ama bu böyle. Fırsatı olanlar tabii ki bunu yapıyor” şeklinde vurguladı.

Ülkeye bol miktarda gerek bireysel, gerekse kaçak ithal et girişi olduğunu söyleyen Tulga, dertlerinin tüm toplumlar gibi üretim hakkını korumak ve ihtiyaçları karşılamak olduğunu anlattı. Bireysel olarak veya kaçak olarak ülkeye et girişi olduğunu anlatan Tulga, kaynakların yeterli olduğunu, kısa, orta ve uzun vadede yapılacak işler olduğunu belirtti.

“Bu duruma sürüklenerek geldik. Yani doğru dürüst işler yapmadığımız için, doğru politikalar üretmediğimiz için bunları yaşıyoruz. Bu yüzden ihtiyaçlar başka yerlerden karşılanır oldu” ifadelerini kullanan Tulga, ihtiyaçların başka yerden karşılanır olmasının, ülkedeki katma değerin uçması anlamına geldiğini anlattı.

“Üretiyorsun, alın teri koyuyorsun ortaya. Dolaylı, dolaysız vergiler ödüyorsun ama o ödediğin vergiler bir başka yere uçuyor. Bu toplumsal varlık meselesidir aynı zamanda. Yani her toplumun yönetim hakkı vardır derken de, bunu kastediyoruz” diyen Tulga, bu çağrılarının herkese olduğunu belirtti.

Kaynakların çarçur edildiğini kaydeden Tulga, “Kaynakları ne eğitime, ne sağlığa, ne bir başka üretim alanına kullanamıyoruz” dedi. Temel gıda ürünlerinde başı et, süt ve peynir gibi alanların çektiğini belirten Tulga, Kıbrıslı toplum dendiğinde etle anılan bir toplum olduğumuzu ifade etti. Tulga, bu nedenle tüketim alışkanlıkları açısından da etin çok stratejik olduğunu vurguladı.

Et tüketemeyenlerin ne olacağını soran Tulga, “Güneye geçemeyenlerin, o fırsatı kullanamayanların da neredeyse et tüketemez noktaya doğru sürüklendiği birazdan verilerle görülecek, sıfıra doğru gidiyor” dedi. Yaşananların toplumun sorunu olduğunu belirten Tulga, “Bizim kaybetmemiz, mesleklerin kaybetmesi, dolayısıyla toplumun kaybetmesi demektir” dedi.

KASAPLAR BİRLİĞİ BAŞKANI RAŞİT ŞENKAYA VERİLERLE SUNUM YAPTI

Daha sonra söz alan Kasaplar Birliği Başkanı Raşit Şenkaya, küçük baş ve büyük başla ilgili hayvan sayısı hakkında bilgi vererek, “Ülkemizde 2010 yılında 95 bin büyük baş adeti bulunmaktaydı. 2023 yılına kadar bu hep düşüş gösterdi” dedi. Bunun sebeplerinin özellikle bir dönem inek sayısında azaltmaya gitmek ve kesim için teşvik verilmesi olduğunu belirten Şenkaya, küçük başta ise hayvan sayısının 350 binlerden 222 binlere indiğini anlattı.

Kendilerine göre küçük başta o dönem en büyük iniş sebeplerinden birinin kazancın düşük olması olduğunu söyleyen Şenkaya, 2023 yılından sonra yüzde dörtlük büyümenin büyük başta yaşandığını belirtti. Şenkaya, bunun sütte de görülebildiğini belirterek, “Yıllara göre süte baktığımıza, bu yıl yine sütte yüzde 7–8’lik bir artış var. Hayvan sayısındaki artışlar güzel bir şey” yorumunu yaptı.

“Küçük başta son iki yıldaki artış yüzde 22’dir. Günümüzün eksikliğini görmek için özellikle son yıla göre bir çalışma yaptıklarını belirten Şenkaya, 2023’ten 2025’e olan hayvan sayısının artışının en büyük sebeplerinden birinin de değerinin yüksek olması olduğunu anlattı. 2023 Ocak’ta kasaplık bir dananın kilo fiyatı 90 TL iken bugünkü rakamların 340 TL olduğunu belirtti. Yüzde 278’lik bir artış olduğunu söyleyen Şenkaya, küçük başta yine ilk defa 2023 Ocak ayında büyükbaş ve küçükbaş et fiyatları eşitlenmiştir. Dünya standartlarına göre dana fiyatı her zaman yüzde 20 küçük baş hayvana göre daha ucuzdur” dedi.

Veteriner Dairesi’nden bilgi istediklerini söyleyen Şenkaya, küçük ve büyükbaş olmak üzere toplamda 7 milyon 698 bin kilogram bu ülkede 2025 yılında resmi olarak tüketilen et olduğunu belirtti. Ülkedeki nüfus yoğunluğuna ve nüfusla ilgili farklı rakamların söylendiğine işaret eden Şenkaya, 700 bin kişiyi baz alarak yaptıkları ortalamada kişi başı günde 30 gram, ayda 916 gram, yılda 11 kilogram tüketildiğini söyledi. Katılımcılardan gelen yorumlar ile birlikte bunun Avrupa Birliği’nde 100 gramın üzerinde olduğu belirtilerek, bu rakamın bizde çok düşük kaldığı vurgulandı. Şenkaya, “Dünya standartlarının 41 kilo olduğunu düşünürsek aradaki fark herhalde bire-dörde çıkar” dedi.

"200 MİLYON EURO GÜNEY'E KAYDI"

Ekonomik olarak da bunun çalışmasını yaptıklarını belirten Şenkaya, “Ülkede 18.560 adet büyük baş, 137 bin 26 küçük baş kesildiğini ve şu anki güncel fiyatların ortalama bir büyük başın 160 bin, bir küçük başının 16 bin TL ortalama değer gördüğünü, bunun da 5 milyar 162 milyon TL’lik bir rakama ulaştığını” vurguladı. Kasaplara da yüzde 25’lik bir kar payı konduğunda 125 milyon Euro’luk bir paranın et sektöründe döndüğü görüldü.

Şenkaya, normalde et tüketimimize baktığımızda ise 200 milyon Euro’nun da Güneye kaydığını söyledi. 2024 Ocak ayında özellikle kuzu etinde ani bir değişim olduğunu anlatan Şenkaya, “Küçükbaş canlı hayvan fiyatının 140 TL’den 200 TL’ye yükseldiği zaman, hem eylemler yaparak, hem toplantılar, görüşmeler yaparak ekonominin Güneye kayacağı konusunda uyarılarda bulunmuştuk. O zamanlar bu tartışmalar olurken pek ciddiye alınmamıştık ama şimdi gerçek ortaya çıktı. Hepimizin etrafında insanlar haftanın bir günü, on beşte bir veya ayda bir gün güneye gider ve et ile birlikte bütün ihtiyaçlarını karşılar. Aylık 250 bin geçişin olduğu düşünülürse, ne demeye çalıştığımız anlaşılacaktır” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta tüketilen et miktarının yüzde 75’inin toptan tüketim olduğunu belirten Şenkaya, bunun restoranlar ve oteller üzerinden tüketilen miktarlar olduğunu anlattı. Bu toplumun kaç paraya et yemesi gerektiğinin kararını hükümetin vermesi gerektiğini belirten Şenkaya, “Dünyanın her yerinde devletler halkının temel tüketim maddesi olan eti uygun fiyata almasını ister. Bizde maalesef bu konuda şu ana kadar herhangi bir çalışma görmedik” dedi.

Canlı ve karkas olarak Kuzey ve Güney ile ilgili fiyat kıyaslaması da yapan Şenkaya, “Kuzey Kıbrıs’ta canlı kuzunun fiyatı 400 TL’dir, Güney Kıbrıs’ta 5 Euro yani 257 TL’dir. Dananın Kuzey Kıbrıs’taki kilo fiyatı canlı 340, güneyde 3.7 Euro yani 190 TL’dir. Kuzey’de canlı kuzu fiyatına göre karkas 810, güneyde 10.12 Euro yani 525 TL’dir. Kuzey’de danada karkas fiyatı 700 TL, Güney’de 402 TL’dir” şeklinde örnekler verdi.

Güneyden aldıkları fatura örneğini de gösteren Şenkaya, oradaki kasapların kar marjının daha yüksek olmasına rağmen etin daha ucuza halka satıldığını anlattı. Hükümete seslenen Şenkaya, “Gelin hükümet olarak bunu yapın; salhaneler üzerinden karkas olarak fiyatı siz belirleyin, böylece halkın daha güvenli eti kaç paraya yemesi gerektiğini siz belirleyin” diyerek sözlerini tamamladı.

Daha sonra katılımcı olan parti temsilcileri, mesleki ve ekonomik örgütler, sendika temsilcileri mevcut politikaların hem üretimi, hem toplumun, hem de mesleklerin tehdit altında olduğunu ifade ederek görüşlerini paylaştılar. Bundan sonraki sürece de taraf olacaklarını ve girişim yapacaklarının sözünü verdiler.

Gündem Haberleri

"Hakkımda çıkan haberler gerçeği yansıtmıyor"
KTOEÖS LTL önünde okul müdürüne açılan soruşturmayı eleştirdi
Banka çalışanları hakim karşısında!
Polisin dur emrine uymadı, polislere çarptı
İki aylık erkek bebek hayatını kaybetti