Teşekkürler

Arif Alasya

Ersin Tatar’a çok çok teşekkürler.

Bankalar Ersin beye destek vermedi ama Ersin Bey de Bankaları toplumun önüne harbiden iyi koydu.

Neymiş Bankalarda 32 Milyar TL mevduat varmış ve kullandırdıkları kredi miktarı 22 Milyar TL imiş.

Anlamı şu 32 Milyara faiz öderler 22 Milyardan faiz alırlar.

Özetle 22 Milyar TL borçlananlar bu 32 Milyarın faizini da ödedikleri için para maliyetleri artar.

Plasman yapamadıkları paranın Bankalara maliyeti.%10’dan hesaplasak 1Milyar TL yapar ve bunu da kredi alan faiz fazlası olarak Bankalara öder.

İşte bu nedenle Bankalar karlarından vazgeçmez.

Vazgeçmedikleri için her yıl karlarını ikiye katlarlar.

Ekonominin bozuk olduğu bizim gibi ülkelerde mevduat sahipleri zenginler,

Borç sahipleri da çalışanlar ve esnaf.

Şimdi toplumsal tasarruf gereken dönemde Yük ve sorumluluk yine çalışan ve esnafa yüklendi

Bankalar da bu konumda hem kendilerini hem de sermayenin mevduatlarını garantiye aldı.

Soru şu Hükumetler neden bu duruma müdahale edemiyor?

Cevap gayet net Hükumetler da bu Bankalara mahkûm.

Batırdıkları KİT’lerin ödenemeyen borçları nedeniyle kaynak yaratmakta Bankalara muhtaç.

Anımsatayım bir zamanlar KİT ve Kurumlar Bankalardan borçlanırken Hükumetler garanti mektubu verirlerdi.

Sonunda Hükumetler bu garanti mektuplarını ödeyemez oldu. Bankalar da Hükûmetlerin garanti mektuplarını kabul etmeme kararı aldılar.

O zamandan itibaren Hükumetler hep Bankalara teslim.

Bir da bu oyundan karlı çıkanlar var Akdeniz Garanti Bankası’ndan başlayarak faizlerin serbest bırakılması ile birlikte içi boşaltılan Bankalar.

Bu batık Bankaların mevduatlarını Banka sahipleri mi ödedi?

Tabi ki Hükumet. Karlı yine Bankalar. Üstelik binlerce mazbata mağduru yaratarak.

Her koşun eti yenmez diye bir söz var ya.

Bizde da semirtilmiş Banka ve sermayenin eti yenmezmiş.

Onlar için böylesi krizler vız gelir tırıs gider.

Bedel yine çalışana ödetilir.

BİLGİLERİNİZE TEŞEKKÜRLER ERSİN BEY.