Hemen yanı başımızda Akdeniz’in ısınan sularında, bir yandan büyük ülkelerin de yerlerini aldığı ve gaz paylaşımı noktasında pozisyon belirlemeye çalıştığı bir ortamda tansiyon yükselmeye devam ederken, diğer yandan beklenmedik şekilde KKTC topraklarına düşen S-200 füzesinin tedirginliği her alana yansıdı.
Uluslararası ilişkiler uzmanları yaşanan son gelişmeler ışığında çemberin tam ortasında yer alan KKTC’yi nelerin beklediğini ve yaşananların nasıl okunması gerektiğini Haberci’ye anlattı.
“DOĞU AKDENİZ KRİZ ALANI”
YDÜ Siyaset Bilimi Bölümü Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü, yaşananlar ışığında fotoğrafın bütününe bakıldığında Doğu Akdeniz bölgesini şekillendiren ve etkileyen temel unsurların ortaya konulması gerektiğini kaydetti. Köprülü, yıllardır süregelen Arap-İsrail uyuşmazlığının devam etmesi, 2011’de Suriye’de başlayan savaşın ardından Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e göç etmek durumunda kalan Suriyeli mülteciler ve buna bağlı olarak ortaya çıkan insan güvenliği meselesi ve 2011 yılı itibariyle Arap dünyasında yaşanan halk hareketleri gibi sorunların, bugün Kıbrıs adasını ve çevresindeki hidrokarbon yataklarına ilişkin yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız olmadığını kaydetti