"Kıbrıs’ta iki devlet gerçeği yok sayılarak kalıcı çözüm üretilemez"

Başbakan Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’de iş birliği, istikrar ve barışın merkezi olmayı hedeflediğini belirterek, Kıbrıs’ta kalıcı çözümün egemen eşitlik temelinde mümkün olacağını vurguladı.

Başbakan Ünal Üstel, Akdeniz Barış ve Diplomasi Forumu’nda yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’de iş birliği, istikrar ve barışın merkezi olmayı hedeflediğini belirterek, Kıbrıs’ta kalıcı çözümün egemen eşitlik temelinde mümkün olacağını vurguladı.

Başbakan Üstel, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün Doğu Akdeniz’in geleceğini, barışı, güvenliği ve diplomasiyi konuşmak için bir araya geldik.

Böylesine anlamlı bir forumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenmesini son derece değerli buluyorum.

Çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan stratejik bir devlettir.

Biz bu stratejik konumu bir gerilim alanı olarak değil; iş birliğinin, istikrarın ve barışın merkezi olarak görüyoruz.

Bizim anlayışımız açıktır.

Barış güçlü olmakla korunur. Diplomasi ise karşılıklı saygı ve egemen eşitlik temelinde başarıya ulaşır.

Kıbrıs Türk Halkı, yıllardır uluslararası toplumun bir parçası olmasına rağmen haksız izolasyonlara maruz bırakılmıştır.

Buna rağmen hiçbir zaman diyalogdan kaçmadık.

Hiçbir zaman uzlaşının karşısında olmadık.

Ancak artık bir gerçeğin kabul edilme zamanı gelmiştir.

Eski ezberlerle Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmak mümkün değildir.

Kıbrıs’ta iki ayrı halk vardır.

İki ayrı demokrasi vardır.

Ve bugün iki ayrı devlet gerçeği vardır.

Bu gerçek yok sayılarak kurulacak hiçbir masa kalıcı ve sürdürülebilir bir sonuç üretemez.

Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir uyum içerisinde savunduğumuz egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü siyaseti, sıradan bir siyasi tercih değil; adada kalıcı barışın ön şartıdır.

Biz diyaloğa da, müzakereye de, diplomasiye de karşı değiliz.

Ancak bu diyaloğun eşitler arasında yürütülmesini istiyoruz.

Barış ancak adalet üzerine inşa edilebilir.

Adalet ise karşınızdakinin eşitliğini kabul etmekle başlar.

Eşitlik yoksa, adalet yoksa, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümden söz etmek de mümkün değildir.

Doğu Akdeniz bugün enerji yollarının, ticaret koridorlarının ve küresel jeopolitiğin merkezinde yer almaktadır.

Böylesine önemli bir bölgede istikrarın korunması herkesin ortak çıkarınadır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bu istikrarın ayrılmaz bir parçasıdır.

Kıbrıs Türk Halkını dışlayan hiçbir denklem, hiçbir enerji projesi ve hiçbir diplomatik girişim uzun ömürlü olamaz.

Biz çatışmanın değil iş birliğinin tarafıyız.

Dışlamanın değil kapsayıcılığın tarafıyız.

Gerilimin değil diplomasinin tarafıyız.

Bu anlayışla Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere Türk Devletleri Teşkilatı üyesi kardeş ülkelerle ilişkilerimizi her geçen gün daha da ileri taşıyoruz.

Son dönemde Azerbaycan ile gelişen ilişkilerimiz bunun en somut örneklerinden biridir.

Türk dünyasıyla kurduğumuz gönül ve iş birliği köprüleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası görünürlüğünü her geçen gün daha da güçlendirmektedir.

Değerli kardeşlerim,

Ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’deki mevcut hassas dengeleri gözetmek yerine, bölgeyi daha fazla askerileştiren ve gerilimi artıran adımlar atmaktadır.

Biz bu yaklaşımın ne Kıbrıs’a ne de Doğu Akdeniz’e hizmet ettiğine inanıyoruz.

Doğu Akdeniz’de kalıcı güvenlik; silahlanma yarışıyla değil, karşılıklı saygıyla, diyalogla ve uluslararası hukuka dayalı dengeli politikalarla sağlanabilir.

Hiç kimse Doğu Akdeniz’deki mevcut dengeleri tek taraflı girişimlerle değiştirebileceğini düşünmemelidir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içerisinde, bölgede barışı, istikrarı ve meşru haklarını kararlılıkla korumaya devam edecektir.

Bizim tercihimiz her zaman diplomasidir.

Ancak diplomasi, haklarımızdan vazgeçmek anlamına gelmez.

Barış arayışımız kararlılığımızın, diyalog çağrımız ise zayıflığımızın değil, özgüvenimizin göstergesidir.

Kıymetli konuklar,

Biz bir devletiz.

Birilerinin bizi görmezden gelmesi bu gerçeği değiştirmez.

Biz varız.

Biz buradayız.

Toprağımızla, egemenliğimizle, bayrağımızla, demokrasimizle ve kurumlarımızla varız.

Ve ilelebet var olmaya devam edeceğiz.

Bugün ziyaret ettiğiniz ve edeceğiniz Cumhuriyet Meclisimiz, Başbakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız da bunun en somut göstergeleridir.

Kapalı Maraş’ta yerinde göreceğiniz gelişmeler ise hukuka, insan haklarına ve kamu yararına dayalı yeni Maraş vizyonumuzun önemli bir parçasıdır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık sadece Kıbrıs sorunu bağlamında konuşulan bir ülke değildir.

Yatırım yapan, üreten, büyüyen, altyapısını güçlendiren ve geleceğini planlayan bir devlettir.

Hükümet olarak ekonomiden sağlığa, eğitimden ulaştırmaya, enerjiden dijital dönüşüme kadar birçok alanda reformlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

Çünkü güçlü ekonomi, güçlü demokrasi ve güçlü diplomasi birbirini tamamlayan üç temel unsurdur.

Sözlerime son verirken, bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesine katkı koyan Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi’ne, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyor; forumun Doğu Akdeniz’de barışa, istikrara ve yeni iş birliklerine önemli katkılar sağlamasını diliyorum.”

Gündem Haberleri

Arhun: KKTC asgari ücret toplumuna dönüşme yolundadır
Sevgül Uludağ, yarın düzenlenecek törenle son yolculuğuna uğurlanacak
Serdaroğlu: Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nu derhal toplayın!
Açık artırmayla araç satışı yapılacak
Petrol tanker geçişlerinin sürmesiyle yeniden düşüşe geçti