1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Çevre Platformu’ndan sıtma konusunda açıklama
Çevre Platformu’ndan sıtma konusunda açıklama

Çevre Platformu’ndan sıtma konusunda açıklama

Kuzey Kıbrıs Çevre Platformu, sıtma konusunda ülkede belli bir takip ve kontrol sistemi oluşturulması veya mevcut sistemin revize edilmesi gerektiğini kaydetti.

A+A-

Platform temsilcisi Dt. Teksen Köroğlu, “Detaylı ve kapsamlı larva mücadelesi de zamanında yapılmalı” uyarısında bulundu.

Geçmişte Kıbrıs’ta sıtma salgınları olduğunun, hastalığın büyük uğraşlar sonucunda elimine edildiğinin bilindiğini belirten Teksen Köroğlu, “Bu nedenle Kıbrıs her zaman risk altında” dedi.

Köroğlu, sıtma konusunda yazılı açıklama yaptı.

“SITMA TAŞIYABİLEN VE VEKTÖR SINIFINDA BULUNAN 4 SİVRİSİNEK TÜRÜ KIBRIS’TA VAR”

Avrupa Hastalık Önleme Merkezi’nin geçtiğimiz ay yayımlanan risk değerlendirme raporuna değinen Köroğlu, sıtma taşıyabilen ve vektör sınıfında bulunan “Anopheles claviger”, “Anopheles sachorovi”,  “Anopheles algeriensis”, “Anopheles superpictus” sivrisinek türlerinin Kıbrıs’ta olduğunu söyledi.

ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi raporuna da işaret eden Teksen Köroğlu, “Anopheles türü sivrisinekler sıtmayı sadece sıtmanın salgın olduğu ülkelerde değil, daha önce sıtmanın yok edildiği ülkelerde de bulaştırabilirler. Kıbrıs’ta daha önce büyük sıtma salgınları olduğu ve büyük uğraşlar sonucu elimine edildiği bilindiğinden, Kıbrıs her zaman hastalığın tekrar girişi için risk altındadır” dedi.

“3 İNGİLİZ’İN SITMA HASTALIĞINA YAKALANMASI HASTALIK İLETİMİNİN ADADA MEVCUT OLDUĞUNUN BELİRTİSİ”

Kuzey Kıbrıs Çevre Platformu temsilcisi Dt. Teksen Köroğlu, açıklamasında şunları da kaydetti:

“Dünya Sağlık Örgütü ve Avrupa Hastalık Önleme Merkezi raporlarında bu yıl Kuzey Kıbrıs kaynaklı 3 sıtma vakası rapor edildi. 3 İngiliz’in Kıbrıs’ta bulundukları dönemde sıtma hastalığına yakalanması hastalık iletiminin adada mevcut olduğunun belirtisidir. Bu adada hem sıtma parazitinin hem de vektör sivrisineğin varlığını kanıtlamaktadır.”

Köroğlu, özellikle öldürücü sıtma türü olan P.falciparum’un en yoğun olduğu bölgelerden Afrika’dan, Asya’dan da öğrencilerin ülkeye geldiğini söyleyerek, buraya çalışmak için gelen kişilerin de sıtma taşıyabilme riski olduğunu belirtti. 

Köroğlu, “Bu nedenle sıtma takibi ve sıtmayla savaş konularında belli bir takip ve kontrol sistemi oluşturulmalı veya mevcut sistemler revize edilmeli” dedi.

“SİVRİSİNEK TÜRLERİ SÜREKLİ OLARAK TARANMALI”

Köroğlu, şu uyarılarda da bulundu:
 
“Sıtmayla savaşta en önemli husus sivrisineklerin kan emecekleri yani sıtma parazitini insana iletebilecekleri aşama olan uçkun hale geçmeden kontrol altına alınmalarıdır. Bunun sağlanabilmesi için ada genelinde detaylı ve kapsamlı sivrisinek larva mücadelesi programlarının yürütülmesi gerekmektedir. Ayrıca adada sivrisinek türlerinin sürekli olarak taranması, sivrisinek türlerinin tespit edilmesi, haritalandırılması gibi bazı bilimsel ve teknik çalışmaların da yürütülmesi sadece sıtma değil sivrisineklerden bulaşabilen Batı Nil Virüsü, Dank Humması, Chikungunya, Zika gibi birçok hastalığın erken teşhisi ve önleme faaliyetlerinin yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.