1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Bu şarap kriz çıkaracak
Bu şarap kriz çıkaracak

Bu şarap kriz çıkaracak

Şarap hakkındaki AB kararının İsrail-Filistin çatışmasına büyük etkisi olabilir.

A+A-

İsrailli insan hakları görevlileri şişe etiketleme kurallarının değiştirilmesi halinde İsrail’in Filistin’deki yasa dışı yerleşimlerinin "normalleşeceğinden" ve iki devletli çözüm şansının daha da sarsılacağından endişe ediliyor.

Independent Türkçe’den İrem Oral çevirdiği, The Independent’tan Bel Trew’in yazısında, "Avrupa Birliği'nin en yüksek mahkemesinde şarap şişesi etiketleri üzerine dönen bir kavga on yıllardır devam eden İsrail-Filistin çatışmasından ayrı bir dünyadaymış ve konuyla ilgisizmiş gibi görünüyor. Ama Lüksemburg’daki yüksek mahkemenin vereceği kararın burada ciddi sonuçlara yol açabileceği düşünülüyor. (Bel Trew'un yazısının ardından Avrupa Adalet Mahkemesi 12 Kasım'daki kararında, İsrail yerleşimlerinde üretilen malların menşeini içerecek şekilde pazara sunulması gerektiğine karar verdi. ed.n.)" ifadelerini kullandı.

Bel Trew yazısının devamında, "Hukuki ihtilafın merkezinde, orta büyüklükte bir şarap imalathanesi ve onun uluslararası hukuka göre yasadışı sayılan ve Batı Şeria'daki özel mülkiyete ait Filistin toprakları üzerine kurulmuş İsrail yerleşimi içinde bulunan bir tepenin üstündeki üzüm bağları yer alıyor. Psagot şarapçılık 2015'te uygulamaya konan ve üye devletlerin Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen bütün ürünleri özel olarak etiketlemesini gerektiren AB düzenlemelerini iptal ettirmek için şartları zorluyor" diye yazdı ve yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Bir şarap şişesinin etiketi üzerine yazılmış detaylar ilk bakışta öyle pek önemli görünmeyebilir. Ama şarap imalathanesine bir milyon dolardan (yaklaşık 5 milyon 800 bin TL) fazla yatırım yapmış ve muhtemelen pahalı hukuki ihtilafın masraflarını ödeyecek Falic ailesi gibiler için belli ki önemli.

İsrailli insan hakları görevlileri ve yerleşim yeri araştırmacılarına göre, şişe etiketi kavgası aslında daha büyük bir hikayenin, İsrail-Filistin çatışmasına iki devletli bir çözümünün istikrarlı çöküşünün bir parçası ve anahtarı.

Filistin topraklarında ne kadar fazla İsrail yerleşimi İsrail'in parçası olarak "normalleşirse" bağımsız bir Filistin devletini yaratmanın o kadar zorlaşacağını savunuyorlar.

 

20 yıl boyunca İsrail'in yerleşim teşebbüsünü izleyen ve gözlemci kuruluş Kerem Navot’un başındaki Dror Etkes mahkemenin etiketleme gerekliliğini kaldırması halinde bunun AB'nin İsrail'in "Batı Şeria'daki araziyi yağmalama" hakkına yeşil ışık yakması anlamına geleceğini söyledi.

Etkes, The Independent'a sözünü esirgemeden yaptığı açıklamada: “Bu yerleşimleri normalleştirir İnsanların, bu suçluların ürettiklerini satın almak isteyip istemediğine karar verebilmesi önemli” dedi.

Şaraphanenin ABD’nin en iyi avukatlarından bazılarını işe alma kararının bir şeyi değiştirip değiştirmeyeceği şimdilik belli değil.

Avrupa mahkemesinin başsavcısı Gerard Hogan karar duruşmasına ilerleyen dava hakkındaki görüşünde oldukça ikna ediciydi. Yerleşimlerin "uluslararası hukukun açıkça ihlali" olduğunu söyleyerek AB'nin düzenlemeleri sürdürmesini önerdi.

Bu haber kuruluşunun şaraphaneye dair yaptığı soruşturmada, İsrailli yetkililer Psagot'un üzüm bağlarının bazılarının, Berg'in kendi evinin ve yüzme havuzunun Kudüs'ten arabayla 15 dakika uzaklıktaki özel Filistin arazisi üzerinde kurulduğunu ve bunun aslında İsrail hukukuna göre dahi yasadışı olduğunu onayladı.

Her ne kadar talimat yürürlüğe girmemiş olsada 2003'te İsrailliler'in kendisi Berg'in evine yıkım emri (252/03 numaralı talimat) çıkartmıştı.

Bu detaylar İsrail'le Filistinliler arasındaki mülki meseleleri denetleyen İsrail güvenlik birimi Yerleşimlerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörlüğü'ne (Cogat) ait tutanaklarca da doğrulandı.

Ne var ki bunların şaraphanenin işletme ve ihracat kabiliyeti üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Bu arada Berg, AB'nin etiketleme düzenlemelerinin ayrımcı olduğunu savunuyor.

Covington & Burling gibilerini işe almak Avrupa'yı ikna etmede beklenmedik değişikliklere neden olabilir mi? Göreceğiz bakalım. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun geçmişteki kampanyalarının en büyük bağışçılarından Falicler son derece güçlü ve geri adım atma ihtimalleri çok düşük.

Al-Monitor'a göre üç kardeş de 2016'daki seçim gününde Cumhuriyetçi Ulusal Komite'ye 20 bin dolar (yaklaşık 115 bin TL) bağış yapmıştı. Haber kaynağının belirttiğine göre aile, gelecek yılın şubat ayında üçüncü kez Donald Trump'ın Florida'daki golf kulübünde yapılan geleneksel hayır amaçlı golf turnuvasına ev sahipliği yapacak.

Bu baya bir nüfuz demek ama davanın neyle sonuçlanacağını beraber göreceğiz."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.