1. YAZARLAR

  2. Muhammet Gözay

  3. İmamoğlu’nun Dinamik Seçim Kampanyası ve AKP’nin Tepkisi
Muhammet Gözay

Muhammet Gözay

Yazarın Tüm Yazıları >

İmamoğlu’nun Dinamik Seçim Kampanyası ve AKP’nin Tepkisi

A+A-

Türkiye'nin siyasî arenası, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte yeni bir tartışma ve mücadelenin merkezine oturmuş durumda. 

Recep Tayyip Erdoğan, rakiplerinin güçlü bir profil çizmesini engellemek adına çeşitli stratejiler geliştirmekte. Bu bağlamda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Erdoğan için ciddi birer tehdit unsuru olarak öne çıkmaktadır. 

Erdoğan'ın bu iki lider üzerindeki baskısı, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin seyrini etkileme çabası olarak değerlendirilebilir.
İlk aşamada, iktidar yanlısı medya ve çevreler, İmamoğlu ile Yavaş arasında çıkar çatışmaları yaratmaya çalışarak, CHP'nin iç huzurunu zayıflatmayı hedefledi. Ancak bu strateji, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in liderliğinde gerçekleştirilen birleşme çabalarıyla etkisiz hale getirildi. 

İmamoğlu ve Yavaş’ın bir araya gelerek, birlikteliklerini ve desteklerini pekiştirmesi, partinin ortak hedef doğrultusunda ilerlemesi açısından önemli bir adım oldu.
CHP, bu birliktelikle yetinmeyip, cumhurbaşkanı adayını belirlemek için yapmayı planladığı önseçim ile üyelerin katılımını sürece dahil etti. Bu karar, parti içindeki demokrasiyi pekiştirmekle kalmayıp, tabanın da seçim sürecine daha aktif bir şekilde katılmasına zemin hazırladı. Bu süreç, parti içerisindeki demokrasi ve katılımcılığı ön plana çıkardı. 

Üyeler, kendi tercihlerine göre en uygun adayı seçme imkânına sahip oldular ki bu durum, partiye olan güveni ve bağlılığı artırmak açısından kritik bir öneme sahiptir.
Hızla değişen siyasi atmosfer içinde, İmamoğlu, dinamik bir seçim kampanyasına adım attı. Özellikle genç seçmenler ve CHP tabanı, İmamoğlu’nun çağrısına büyük bir ilgi gösterdi. Yürütülen kampanya, hem sosyal medya hem de sokaktaki etkinliklerle desteklendi ve büyük bir karşılık buldu. 

İmamoğlu, İstanbul'daki hizmetleri ve halkla kurduğu güçlü bağı öne çıkararak, etkili bir iletişim stratejisi izledi. Bu durum, birçok seçmen tarafından olumlu karşılandı ve parti içindeki motivasyonu artırdı.
Ancak bu yükseliş, AKP iktidarını rahatsız etti. İmamoğlu’nun kampanyasındaki dinamizm, iktidar cephesi tarafından dikkate alınarak, çeşitli iddialar ve eleştirilerle karşılaştı. 

İktidar, İmamoğlu hakkında asılsız suçlamalar ve propagandalar geliştirdi. Bu tür iddialar, hem İmamoğlu’nun başarılarını gölgelemeyi hem de halkın kafasını karıştırmayı hedefliyordu. Ancak bu taktikler, kamuoyunda beklenen etkiyi yaratmakta zorluk çekti. Seçmenler, bu iddiaları genellikle hükümetin kaygılarının bir yansıması olarak yorumladılar ve bu tür saldırıların seçimi kazananı değil, daha çok kaybedeni teşkil edeceğine dair bir algı oluştu.
Sonuç olarak, İmamoğlu'nun kampanyası, hem CHP tabanı hem de genç seçmenler tarafından güçlü bir destek bulurken, AKP’nin karşı hamleleri, siyasi gerilim ortamını artırmaktan başka bir sonuca ulaşamadı. 

Seçim sürecinin nasıl şekilleneceği, yalnızca bu dinamik aktörlerin stratejilerine değil, aynı zamanda halkın taleplerine ve beklentilerine de bağlı olarak gelişecektir. 

Bu süreçte, İmamoğlu ve Yavaş’ın sağladığı birliktelik ve katılımcı yaklaşım, CHP’nin daha geniş bir kitleye hitap etmesine olanak tanıyan önemli bir fırsat sunmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.