1. YAZARLAR

  2. Muhammet Gözay

  3. Kurtulmanın yolu 
Muhammet Gözay

Muhammet Gözay

Yazarın Tüm Yazıları >

Kurtulmanın yolu 

A+A-

Çocuklarımızın rızkına dokunuyorlar. 

Evet açıkçası yapılan budur. 

Hemde bunu devletin, yönetimin karşısında yapıyorlar. 

Nasıl mı?

Kim veya kimler mi yapıyor?

Şöyle bir ülkeye bakınız yada yaşadığınız şehre. 

Ne görüyorsunuz etrafınızda?

Çok zengin olanlar. 

Hem de kısa sürede zengin olanlar. Bunlar günden güne çoğalıyor da.

Bu insanlar kimdir?

Nasıl zengin oluyorlar?

İnanılmaz varlıklara nasıl sahip oluyorlar?

Peki nerden geliyor bu varlıklar, bu zenginlikler?

Açıkçası çok farklı insanlar topluluğu haline geldi burası. 

Ruslardan tutun, Yahudiler, Türkler, Afrikalılar ve bir de yerli olan kıbrıslı Türkler.

Bu insanlar acayip zengin olurlarken,  yarınımızı çalarlarken, emeğimiz, alın terimiz çalınırken, onlar hep ihya oluyorlar. Ve ne acıdır ki devlet de bunlara arka çıkıyor, onların yanında, onlara hizmet ediyor. 

Ve bu insanlar o kadar da rahat bir şekilde sanki de devlet mişler gibi keyif içinde olarak sefa sürerek yaşıyorlar.

Bir de onlara çanak tutan hükümet, ülkede ekonomik kriz var diyor!

Esasında ekonomik krizi de bunlar yaratmış oluyorlar. 

Onların sayesinde ekonomik kriz yaşanıyor. 

Ve bu krizde onlara değil sadece asgari ücretliye ve sigorta çalışan emekçilere yapılmış oluyor. 

Bu insanlar emekçilerden çalıyorlar, vergi vermiyorlar, ihale yoluyla da parayı da götürmüş de oluyorlar. Bunu da tüccarlardır yapan! O soyguncu tüccarlar! Bu tüccarlar  bugün market sahipleridir ve fiyatları da istedikleri gibi belirleyenlerdir. Bu tüccarlar hepimizin de bildiği gibi yeni belirlenen asgari ücretin sinyalini alır almaz başlamış oldular raflardaki fiyatları artırmaya. 

Peki ya bunların yanında ülkeye yığılan Öğrenci adı altında kişilerin bugün çalışmak suretiyle ekonomiye katkı değil zarar verdikleri de bir gerçektir. Çünkü bu insanlar vergi vermiyor, çalışma alanlarını işgal ediyor, açıkçası ekonomiye zarar getirmiş oluyorlar. 

Peki devlet denetimi var mı? 

Hayır! 

Zaten devletin kendisi bunlara sahip çıkıyor. 

Bu sermaye babalarına çalışıyor. 

Bunların denetimini ya da hesabını sorar mı hiç? 

Sormaz tâbi ki de!

Peki yine bu öğrencilerin altında lüks arabalara ne demeli? 

Bunlar öğrenci ise nasıl öğrenci oluyorlar?

Ne kadar vergi veriyorlar?

Hiç!

Devlet bunun hesabını yapıyor mu? 

Hangi devlet değil mi?

Bu devlet ki hep elini asgari ücretlilerin cebine atan devlettir!

Emekçilere elini atan bir devlettir!

Adaleti sağlayacak bir devlet yoktur!

Yönetim ise bunların hep ana kaynağı olmuştur. 

Evet, arsızların, hırsızların, korunduğu bu devlet yapısında bunları yaşıyoruz ne acıdır ki! Bu da açıkçası yasal bir yapının burada gerçekleşmediği ve bu sebepten dolayı da bunları rahatça yapmış olmalarıdır. 

Çünkü hukuk dışı bir ülkede birileri hesap soramaz! 

Dünya hukuku soramaz! 

O yüzden yasal sayılmayan bir devlet düzeninde bu şekilde her zaman kaybetmeye ve yok olmaya devam edeceğiz!

Kazananlar bugün kazandığı gibi hep kazanmaya devam edecektir!

Boşuna demiyoruz yasal bir devlet!

Uluslararası hukuk içinde bir çözüm ve barış!

Bizlerin kurtulmanın yolu tektir. 

O da federal bir çözümdür!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.