• Lefkoşa25 °C
  • Mağusa26 °C
  • Girne27 °C
  • Güzelyurt23 °C
  • İskele26 °C
Kategoriler
Yeni sitemizi nasıl buldunuz?
ANKET
RÖPORTAJ

Zafer Kurtuluş

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Zafer Kurtuluş

Babalar ve yardakçı hükümet

21 Şubat 2018 Çarşamba 08:00

Gelen tüm hükümetler asgari ücret üzerinde aynı davranıyorlar...
Günün koşullarını hiç ama hiç göz önüne almıyorlar...
Ülkede döviz üzerine bir piyasa oluşmuştur...
Türkiye'den alınan her şeyi dahi döviz bazında ayarlıyorlar...
TL üzerinden aldıkları malları millete döviz üzerinden satıyorlar...
Döviz zaten aldı başını gidiyor...
Hal böyle olunca da kazanan hep sermaye kesimi oluyor...
Hele de bankalar!
Döviz olarak borçlanan birçok insan bugün geçen seneye göre burcunun düşmesini beklerken, borcu artıyor...
Yani borç bitmez ve devam eder...
Hükümet edenler ise bu durum karşısında sadece koltuk ve elde ettikleri makamlarının derdinde!
Nasıl olmasa kendilerini sarsacak bir durum yok zaten...
Maaşları zaten kabarık ne gaylelerinde...
Döviz burçları bile yok...
Bankalarda yüklü miktarda paraları da var...
Borçlu olan da can çekissin ne umurlarında...
Nasıl derler eskiler:
Hayvan can derdinde kasap yağ derdinde...
Adeta böyle bir durum yaşıyor borçlu insanlar...
Ama hükümet edenler ise kendi canlarına bakıyor...
Borçlunun canından onlara ne...
Onlar yesin içsin, gezip tossun da geride kalanın canından bize ne diyorlar...
Adam gibi bir hükümet görmedik...
Gelen hep ayni çıkıyor...
Rahmetli ciğerci Ahmet dayının dediği gibi...
"Fasulyenin yahnisi gitti geldi aynisi..."
Evet, giderler gelirler ayni...
Çözüm üretmek yok...
Hep belli kesim olan sermayeye çalışırlar.
Bankacılara...
Iş adamlarına...
Tüccarlara...
Boşuna demiyoruz bunlar hep tüccar partisidirler...
Sermayenin partisidirler...
Çalışırlar sahiplerine...
Onlara daha da kazanç katmak için kendilerine önlem getirmezler dövize...
Patronlar hep kazansın da ne isterse olsun derler...
Zaten seçim adaylarına baktığımızda bu babalarda eksik kalmaz listelerinde...
Öyleyse bunlar, bu seçilen hükümetler, onlara çalışacak öyle değil mi?
Fakir fukara yaşamasın...
Onların babaları yaşasın...
Servet içinde...
Mal mülk içinde...
Her türlü kıyağı da yapılsın kendilerine...
Vergilerden muaf...
Çalışanın parasını, alın terini çalsınlar.
Yani sömürü hep devam etsin...
Alın terini babalar yesin...
Evet...
Verdikleri asgari ücretle bunu gösteriyorlar...
Babalar ve onun işbirlikçisi hükümetleri...
Birlikte asgari ücreti belirlerler...
Ama evin kirası ne kadar bakmazlar bile...
Ev kiralarını karşılar mı bu karar aldıkları asgari ücret...
Ya peki, elektrik suyu...
Yeme, içme...
Çocuk masrafları...
Kalka bilirmi bu çalışan insanlar bunun altından...
Asgari ücretliler çalınıyor...
Soyuluyor....
Bunu da patron babalar ve yardakçı hükümet yapıyor...
Onlar en iyi yerlerde çocuklarını okutsun...
Herşeyi yiyip içsinler...
Gariban asgari ücretli ise evine et 
götüremez...
Eti en son ne zaman yedi bile hatırlamaz bu insanlar...
Ama babalar ve yardakçıları hükümet, etin enfai çeşidini sofrasında buluyor...
Her türlü mutfağın zenginliğini midelerine indiriyorlar...
Yedik sonrada yemeye devam ediyorlar...
Doymak ve de durmak nedir bilmezler...

Bu yazı toplam 189 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EĞİTİM
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Haberatör | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +905338515851 | Haber Yazılımı: CM Bilişim