• Lefkoşa19 °C
  • Mağusa18 °C
  • Girne17 °C
  • Güzelyurt16 °C
  • İskele18 °C

Psikolog Yonca Hasan

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Psikolog Yonca Hasan

Çocuğu Karşısında Ebeveyn

05 Aralık 2018 Çarşamba 08:05

Öncelikle tekrar sizinle birlikte olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu söylemeliyim. Yine,yeniden buradayım. Bu haftaki konum çocuğu karşısında ebeveyn olan sizlerin duygularına tercüman olmak, birazda ayna görevi görmek aslında.

Ebeveyn olmak büyük bir serüvendir, muhteşem birşeydir. Ama şunu söylemekten de korkmayalım ki aynı zamanda hem fiziksel hem duygusal anlamda yorucudur. Herkes çocuk sahibi olmayı düşünü kurar sonra o çocuklar dünyaya gelirler. Kimi zaman bize beklentilerimizin bile ötesinde tatmin olacağımız kadar mutluluk getirirler ama kimi zamanda umutsuzluğa, çaresizliğe gömülebiliriz. Yeni ebeveynler çoğu zaman üzerlerine çöken duyguların yoğunluğu, adım atmış oldukları bu yeni dünyanın karmaşıklığı karşısında kendilerini savunmasız hissederler. Ebeveynin omuzlarında çok fazla yük bulunur. Çocuğunun başta korunmasından, eğitiminden, sağlığından sorumludur. Çocukların ruhsal yaşamı karmaşıktır. Yetişkinlerinki de öyle. Haliyle bu ikisinin arasındaki ilişkide iyice karmaşıklaşıyor. Çocuklarımız bize bizden haber verirler. Kimdir onlar ? Öyküleri bizimkiyle birlikte başlar, çocuk bütün soyağacını kendi içinde taşır. Ailesinin tarihçesine bilinçdışında sahiptir. Kimi zaman kuşaklar boyunca derinlere bastırılmış olan duyguları gösterebilir. Bizim bunlara verdiğimiz tepkiler tarafsız olamaz. Çocuklarımızın duyguları bizim bilinçli yada bilinçsiz duygularımızdan etkilenmektedir. Biz onlara karşı bir davranışta bulunduğumuzda onlar bize tepki verirler ve bizde onların tepkilerine karşı tepki veririz. Onlarla aramızda olup bitenleri anlayabilmemiz için bu döngüyü hesaba katmak zorundayızdır.  Ebeveynlerin çocuklarının yeterince saygılı olmayışları ve geleneklerin unutuluşuyla ilgili sızlanmaları dünkü mesele değildir. Eskiden işler çok daha kolaydı çocuk itaat etmek zorundaydı etmezse cezalandırılırdı. Ebeveyn onu zorla yola getirirdi vurur,ceza verir kendini haklı görürdü. Dayak ve aşağılama birer şiddet eğilimi değil normal eğitim yöntemi olarak kabul edilirdi. İşlerin daha kolay olmasının nedeni kendimizi sorgulamayışımızdı. Çocuklarını ıslah etmek ebeveynlerin hakkı ve göreviydi. Bizler önceki kuşaklardan insanları saldırgan yada bunalımlı hale getirmek ama her durumda mutsuz etmek konusunda etkili olduğu kanıtlanmış olan şiddete dayalı bir eğitim geleneğini miras aldık. Bu türden uygulamaların acımasızlığı ve yol açtıkları insani hasarlar karşısında baş kaldıran tek tük seslerde hemen susturuluyorlardı. O günlerden geri yalnızca eski çocukların daha terbiyeli oldukları düşüncesi kaldı. ‘Çocuğa yönelik olan sınırlar ortadan kalktı, saygı diye birşey kalmadı ’ söylemi günümüzde epeyce yaygın oysa o sınırların sadece cehaletten ve hatta körlükten kaynaklandığı gün gibi ortadadır. Çocuğunuza karşı sabırlı olmayı, şiddet yerine sevgiyi, zarar verip psikolojilerini bozmak yerine ileride yararlı,başarılı bir birey olabilmeleri için destek olmayı deneyin. Lütfen şiddeti bir çözüm olarak görmeyin, ‘Kızını dövmeyen dizini döver’, ‘Dövmezsek terbiye edemeyiz’ gibi trajikomik şeylerin arkasına saklanmayın. Unutmayın onlar sizin aynanız ve siz ne ektiyseniz günün birinde onu biçeceksiniz.

Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EĞİTİM
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Haberatör | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +905338515851 | Haber Yazılımı: CM Bilişim