1. YAZARLAR

  2. Psikolog Tutku D. Kamacıoğlu

  3. Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu
Psikolog Tutku D. Kamacıoğlu

Psikolog Tutku D. Kamacıoğlu

Psikolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Pasif Agresif Kişilik Bozukluğu

A+A-

Günlük yaşantımızın akışında, sosyalliğin ve hayatta kalabilmenin doğal bir getirisi olarak duygu, düşüncelerimiz ile birlikte ihtiyaç ve isteklerimizi ifade etme gereksinimi duyarız. Bu gereksinimlerimizi ifade ederken aynı zamanda birey olarak kendi hak ve özgürlüklerimizin de farkına varırız.  Kendi haklarımızı savunurken kullanılacak en ideal yol güvenli davranış biçimidir. Güvenli davranış biçimini kullanan bir kişi, duygu, düşünce, ihtiyaç ve isteklerini kolayca, özgüvenli ve olumlu bir biçimde ifade edebilmektedir. Güvenli davranış biçiminin kullanan kişileri sorumluluklarının bilincinde olan, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bilen, hatta yapamayacaklarını da kolayca ifade edebilen kişiler olarak tanımlayabiliriz.

Pasif-agresif kişiler ise, kendilerini güvenli bir biçimde ifade edemezler. Duygu, düşünce, istek ve ihtiyaçlarını rahatlıkla belirtemedikleri için saklamayı ya da dolaylı yollarla ima etmeyi tercih ederler.  Kolayca ‘’Hayır’’ diyemedikleri için, istemedikleri bir durumun içinde bulunmak zorunda kalıp sonrasında da işi bozmak adına çaba sergileme gayreti gösterirler. Özetle, pasif-agresif kişiler agresyonunu ‘’pasif’’ bir şekilde gösterirler.

Pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip hastalar, ağırdan alan, geciktiren, etkinliği düşüren ve inatçı tutumlar sergiler. Bu özellikleri açacak olursak; bu kişiler, sosyal  ve mesleki temel sorumluluklarını tamamlamak yerine sürüncemede bırakır, yapmaları gereken işlerini tamamlamazlar ve pasif direniş gösterirler. İstemedikleri şeyleri yapma zorunluluğunda kalırlarsa asık suratlı ve tartışmaya hazırlardır. Bahaneler üreterek sorumluluklarından kaçınırlar. . Eleştiriyi kabul etmez, otorite figürlerine karşı alaycı tutumlar sergilerler. Sürekli başkaları tarafından onay almamaları ve yanlış anlaşıldıklarına dair konular üzerinde sitem ederler. Genelde özgüvensizdirler ve çevresindekileri alınganlıklarıyla uğraştırır dururlar. Her zaman şanssız olduklarını ve tüm aksiliklerin onları bulduğunu sanma eğilimleri vardır. İlişkilerinde sıkça sözlü saldırıya geçerler, ancak kısa süre sonra pişmanlık duyarlar. Sevgi ve ilgilerini karşı tarafı cezalandırma adına kısıtlarlar. Kendilerinde hata aramaktan yoksundurlar, daima karşı tarafı suçlarlar. Geleceğe dair daima karamsar olmaları sebebiyle hayattan ne istediklerine dair hiçbir fikirleri de yoktur.

Ayrıcı tanı olarak, pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahip hastaların, borderline ve histerik kişilik bozukluklarına göre daha az duygusal  ve daha fazla agresif oldukları gözlenmiştir.  Ayrıca, depresyon, anksiyete, alkol kullanım bozuklukları ve genellikle somatik yakınmalar ile birlikte görüldüğü de gözlenmiştir.

Bu bozukluğun etiyolojisinde, pasif-agresif kişilerin genellikle, küçük yaşlarda otorite sorunları ile karşılaşılmış olabileceği düşünülür. Çoğunlukla ebeveynlerin ihmalkar, kararsız ve belirsiz tutumuna maruz kalan çocuklarda gözlendiği bilinmektedir.

Pasif-agresif kişilik bozukluğunun tedavisinde, destekleyici psikoterapi ile olumlu sonuçlar alındığı bilinmektedir. Antidepresan tedavisi depresyon ve intihar girişimleri gibi durumlar beraberinde gelmiyorsa tercih edilmemektedir.

 

 Psikolog Tutku Damla Kamacıoğlu

Bu yazı toplam 1707 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.